ADR kapsamında tehlikeli madde taşıyan turuncu plakalı tanker otoyolda

ADR nedir sorusunun en kısa cevabı şudur: ADR, tehlikeli malların karayoluyla uluslararası taşınmasına ilişkin kuralları belirleyen ve Birleşmiş Milletler Avrupa Ekonomik Komisyonu (UNECE) çatısı altında hazırlanan uluslararası anlaşmadır. Akaryakıttan boyaya, lityum pilden medikal gazlara kadar pek çok ürünün hangi ambalajla, hangi etiketle, hangi araçla ve hangi belgelerle yola çıkacağı bu anlaşmanın eklerinde tanımlanır. Türkiye de ADR’ye taraftır ve kuralları yalnızca sınır ötesi seferlerde değil, yurt içi karayolu taşımacılığında da ulusal yönetmelik aracılığıyla uygular. Bu rehberde ADR’nin açılımını, tarihçesini, yapısını, kapsamını, muafiyet mantığını, diğer taşıma modlarıyla ilişkisini ve TMGD ile SRC5 bağlantısını sade bir dille ele alıyoruz.

Ürünleri ADR Kapsamında mı?

Ürün listesi ve güvenlik bilgi formları üzerinden hangi sevkiyatların ADR kapsamına girdiğini, hangi muafiyetlerin uygulanabileceğini lisanslı danışman kontrolüyle birlikte netleştirelim.

ADR Nedir, Ne Demek? Açılımı ve Anlamı

ADR, Fransızca “Accord relatif au transport international des marchandises Dangereuses par Route” ifadesinin kısaltmasıdır. Türkçe resmi karşılığı “Tehlikeli Malların Karayolu ile Uluslararası Taşımacılığına İlişkin Anlaşma” şeklindedir. Anlaşmanın adı uzun yıllar “Avrupa Anlaşması” olarak geçmiş, 1 Ocak 2021’de yürürlüğe giren bir protokolle “Avrupa” ifadesi başlıktan çıkarılmıştır.

Günlük dilde “ADR” denildiğinde çoğu zaman anlaşmanın kendisinden çok, teknik kuralları içeren Ek A ve Ek B kastedilir. Sektörde sık duyulan “ADR belgesi”, “ADR’li araç” veya “ADR eğitimi” gibi ifadeler de bu eklerdeki yükümlülüklere gönderme yapar. Sürücü eğitim sertifikası, araç uygunluk belgesi ve danışman sertifikası birbirinden farklı belgelerdir; hepsinin ortak noktası ADR’ye dayanmalarıdır.

ADR’nin ne demek olduğunu anlamanın pratik yolu şu soruyu sormaktır: Bu ürün yola çıktığında bir kaza, sızıntı veya yangın olursa insanlar, çevre ve mal varlığı nasıl korunacak? Anlaşmanın tüm maddeleri bu sorunun cevabını standart hale getirmek için yazılmıştır.

ADR’nin Amacı ve Temel Mantığı

ADR’nin amacı, tehlikeli malların karayoluyla taşınmasını güvenli ve öngörülebilir hale getirmektir. Bunu yaparken iki koşul koyar: Ek A’da yasaklanan maddeler uluslararası taşımaya kabul edilmez; diğer tehlikeli mallar ise Ek A’daki ambalaj ve etiketleme şartlarına ve Ek B’deki araç yapısı, donanımı ve işletimine ilişkin şartlara uyulduğunda taşınabilir.

Anlaşmanın mantığı, riski ürünün doğasından başlayarak zincirin her halkasına dağıtmaktır. Temel yaklaşım şu adımlardan oluşur:

  • Tanımlama: Madde sınıflandırılır, UN numarası ve uygun sevkiyat adı belirlenir.
  • Muhafaza: Tehlike derecesine uygun, test edilmiş ambalaj veya tank seçilir.
  • İletişim: Etiket, işaret, turuncu plaka ve taşıma evrakıyla tehlike herkese görünür kılınır.
  • Yetkinlik: Sürücü, yükleyen, paketleyen ve diğer personel görevine uygun eğitim alır.
  • Kontrol: İşletme içi denetim, danışmanlık ve resmi kontroller uyumu sürekli hale getirir.

ADR’nin kendisi ceza öngörmez. Kurallara uyulmaması halinde yaptırımlar, her taraf ülkenin kendi ulusal mevzuatına göre uygulanır; Türkiye’de bu çerçeve Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’nın yönetmeliğiyle belirlenir.

ADR’nin Tarihçesi: 1957’den Bugüne

ADR, 30 Eylül 1957’de Cenevre’de UNECE himayesinde imzalanmış ve 29 Ocak 1968’de yürürlüğe girmiştir. O tarihten bu yana Ek A ve Ek B düzenli olarak değiştirilerek güncel tutulmaktadır. Anlaşmanın kendi metninde ise çok az değişiklik yapılmıştır; bunlardan biri başlıktaki “Avrupa” kelimesinin kaldırılmasıdır.

1990’lı yıllarda UNECE bünyesindeki Tehlikeli Malların Taşınması Çalışma Grubu (WP.15), ekleri yeniden yapılandırarak BM Model Düzenlemeleri, IMDG Kod ve RID ile aynı bölüm düzenine kavuşturmuştur. Bu sayede karayolu, demiryolu ve denizyolu kuralları aynı mantıkla okunabilir hale gelmiştir.

Güncel sürüm “ADR 2025” olarak anılır ve 1 Ocak 2025’te yürürlüğe girmiştir. Geçiş hükümleri sayesinde bir önceki sürüm olan ADR 2023, 30 Haziran 2025’e kadar kullanılabilmiştir. BM Antlaşmalar Koleksiyonu’ndaki güncel kayıtlara göre anlaşmanın 55 tarafı bulunmaktadır; Avrupa dışından Fas, Tunus, Nijerya, Kazakistan ve Özbekistan gibi ülkeler de bu listede yer alır.

ADR mevzuat dosyasını inceleyen lojistik uzmanı

Türkiye ADR’ye Ne Zaman Taraf Oldu?

Türkiye’nin ADR’ye katılımı, 30 Kasım 2005 tarihli ve 5434 sayılı “Tehlikeli Malların Karayolu ile Uluslararası Taşımacılığına İlişkin Avrupa Anlaşmasına Katılmamızın Uygun Bulunduğuna Dair Kanun” ile onaylanmıştır. Katılım belgesi BM’ye 22 Şubat 2010’da sunulmuş ve Türkiye anlaşmanın taraflarından biri olmuştur.

Katılımın ardından ADR kuralları, Türkiye’de yurt içi taşımacılığa da ulusal yönetmelikler aracılığıyla aktarılmıştır. Bu durum sahada önemli bir sonuç doğurur: İstanbul’dan Ankara’ya giden bir tanker ile İstanbul’dan Sofya’ya giden bir tanker, temel ADR şartları bakımından aynı kurallara tabidir. Bakanlık, ADR ve RID metinlerinin Türkçe çevirilerini de yayımlamaktadır.

Türkiye’de tehlikeli madde taşımacılığının yetkili idaresi Ulaştırma Hizmetleri Düzenleme Genel Müdürlüğü‘dür. Duyurular, Türkçe ADR çevirileri ve yönetmelik metinleri bu kurumun sayfasından takip edilebilir.

ADR’nin Yapısı: Ek A ve Ek B Nelerden Oluşur?

ADR nedir sorusunu teknik açıdan cevaplamanın yolu yapısına bakmaktır: ADR, kısa bir anlaşma metni ile iki teknik ekten oluşur. Ek A ürüne ve gönderiye ilişkin kuralları, Ek B ise araç, sürücü ve taşıma operasyonuna ilişkin kuralları içerir. Toplam dokuz kısım vardır ve her kısım kendi içinde bölümlere ayrılır.

  1. Kısım 1 – Genel hükümler: Kapsam, tanımlar, eğitim, tarafların yükümlülükleri, güvenlik danışmanı ve güvenlik (security) hükümleri.
  2. Kısım 2 – Sınıflandırma: Dokuz tehlike sınıfı ve sınıflandırma kriterleri.
  3. Kısım 3 – Tehlikeli mallar listesi: Tablo A, özel hükümler, sınırlı ve istisnai miktar muafiyetleri.
  4. Kısım 4 – Ambalaj ve tank hükümleri: Hangi ürün için hangi ambalajın ve tankın kullanılacağı.
  5. Kısım 5 – Gönderi prosedürleri: İşaretleme, etiketleme, levhalama ve taşıma evrakı.
  6. Kısım 6 – Yapım ve test şartları: Ambalajların, IBC’lerin, tankların ve dökme konteynerlerin imalat ve testleri.
  7. Kısım 7 – Taşıma, yükleme, boşaltma ve elleçleme şartları.
  8. Kısım 8 – Araç ekibi, ekipman, işletim ve belgeler: Araçta bulunacak donanım, sürücü eğitimi, park ve gözetim kuralları.
  9. Kısım 9 – Araçların yapımı ve onayı.

İlk yedi kısım Ek A’yı, son iki kısım Ek B’yi oluşturur. Sahada en sık başvurulan bölüm Kısım 3’teki Tablo A’dır; bir ürünün UN numarasından yola çıkarak sınıfını, ambalaj grubunu, etiketini ve özel hükümlerini tek satırda görmek mümkündür. Sınıfların ayrıntılı anlatımı için tehlikeli madde sınıfları rehberimize, UN numarasının nasıl okunduğu için ise UN numarası yazımıza göz atılabilir.

ADR Kimleri Kapsar? Taşıma Zincirindeki Taraflar

ADR yalnızca taşımacıyı değil, tehlikeli malın yola çıkmasından teslim alınmasına kadar süreçte yer alan herkesi kapsar. Anlaşmanın 1.4 bölümü her tarafın güvenlik yükümlülüklerini ayrı ayrı tanımlar. Türkiye’deki yönetmelik de aynı tarafları sayar: alıcı, boşaltan, gönderen, dolduran, paketleyen, yükleyen, tank konteyner/portatif tank işletmecisi, taşımacı ve taşıt sürücüsü.

Bu geniş kapsam, “biz sadece üretici firmayız, taşımayı nakliyeci yapıyor” düşüncesinin neden yanlış olduğunu gösterir. Ürünü sınıflandıran ve taşıma evrakını düzenleyen gönderen, ambalajı seçen paketleyen ve yükü araca yerleştiren yükleyen de kendi adımından sorumludur. Taraflar arasındaki sorumluluk paylaşımı tehlikeli madde taşımacılığında sorumluluklar yazımızda ayrıntılı olarak ele alınmıştır.

ADR, uluslararası bir anlaşma olarak en az iki taraf ülkenin toprağında gerçekleşen taşımalara uygulanır. Avrupa Birliği ülkeleri de ADR’nin eklerini 2008/68/AT sayılı Direktif ile kendi iç taşımalarına uygular. Türkiye’nin yaklaşımı da buna benzer; ADR şartları ulusal yönetmelikle yurt içi karayolu taşımalarına aktarılmıştır.

ADR’de Muafiyetler Nasıl İşler?

ADR, her tehlikeli madde gönderisine aynı ağırlıkta kural uygulamaz; riskin düşük olduğu durumlar için muafiyetler tanımlar. Muafiyetler Kısım 1’deki genel muafiyetlerle Kısım 3’teki miktara bağlı muafiyetlerden oluşur. Sık karşılaşılan muafiyet türleri şunlardır:

  • Taşıma birimi başına miktar muafiyeti (1.1.3.6): Bir araçtaki toplam miktar, taşıma kategorisine göre belirlenen sınırın altında kaldığında bazı araç ve sürücü şartları uygulanmaz.
  • Sınırlı miktar (LQ, Bölüm 3.4): Küçük iç ambalajlarla gönderilen ürünlerde işaretleme ve evrak şartları hafifler. Konunun ayrıntıları sınırlı miktar istisnası yazımızda anlatılmıştır.
  • İstisnai miktar (EQ, Bölüm 3.5): Çok küçük miktarlar için özel işaretle yapılan gönderiler.
  • Özel hükümler ve diğer muafiyetler: Belirli ürünlere veya taşıma koşullarına özgü istisnalar.

Muafiyet, kuralların tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmez. Örneğin 1.1.3.6 kapsamında taşınan yüklerde bile temel ambalaj, etiket ve evrak şartları büyük ölçüde geçerliliğini korur. Muafiyetin hangi şartları kaldırdığı ve hangilerini koruduğu ürün bazında, güncel ADR metni üzerinden kontrol edilmelidir.

Muafiyet Hesabını Birlikte Yapalım

1.1.3.6 puan hesabı, sınırlı miktar ve istisnai miktar uygulamaları sevkiyat maliyetini doğrudan etkiler. Karışık yüklerde hesabın doğru kurulması için sevkiyat listesi üzerinden destek veriyoruz.

ADR ile RID, IMDG ve IATA-DGR Arasındaki İlişki

ADR karayolunu, RID demiryolunu, IMDG Kod denizyolunu, ICAO Teknik Talimatları ve bunlara dayanan IATA-DGR ise havayolunu düzenler. Dördü de BM’nin Tehlikeli Malların Taşınmasına İlişkin Tavsiyeleri (Model Düzenlemeler) üzerine kuruludur; bu yüzden sınıf yapısı, UN numaraları ve temel etiketler ortaktır.

DüzenlemeTaşıma moduHazırlayan kuruluşSahada öne çıkan fark
ADRKarayoluUNECEAraç donanımı, turuncu plaka, SRC5 sürücü eğitimi
RIDDemiryoluOTIFVagon ve tank vagon şartları, ADR ile çok yakın metin
IMDG KodDenizyoluIMODeniz kirleticisi, istifleme ve ayrıştırma kuralları
ICAO TI / IATA-DGRHavayoluICAO / IATAYolcu ve kargo uçağı miktar sınırları, daha sıkı ambalaj şartları

Çok modlu sevkiyatlarda her aşamada o modun kuralı uygulanır. Örneğin fabrikadan Ambarlı Limanı’na tırla giden bir konteyner yolun karayolu kısmında ADR’ye, gemiye yüklendikten sonra IMDG Kod’a tabidir. Liman tarafındaki kurallar için IMDG Kod rehberimize, uluslararası kuralların birlikte yönetimi için TMGD danışmanlığı ve global regülasyonların kontrolü sayfamıza bakılabilir. Denizyolu kuralları hakkında resmi bilgi IMO, demiryolu kuralları hakkında ise OTIF sayfalarında yer alır.

Türkiye’de ADR’yi Uygulayan Yönetmelik Hangisi?

Türkiye’de ADR’nin ulusal uygulaması, 18 Haziran 2022 tarihli ve 31870 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Tehlikeli Maddelerin Karayoluyla Taşınması Hakkında Yönetmelik ile düzenlenir. Yönetmelik yayımı tarihinde yürürlüğe girmiş ve 24 Nisan 2019 tarihli önceki yönetmeliği yürürlükten kaldırmıştır. Dayanağı 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu ve 5434 sayılı Kanunla taraf olunan ADR’dir.

Yönetmeliğin sahada en çok karşılaşılan başlıkları şunlardır:

  • Tehlikeli Madde Faaliyet Belgesi (TMFB): Taşımacılar ile son bir takvim yılında yirmi ton ve üzerinde tehlikeli madde alan, gönderen veya elleçleyen işletmeler için zorunlu belge.
  • Danışmanlık zorunluluğu: TMFB sahibi işletmelerin, yönetmelikte sayılan istisnalar dışında tehlikeli madde güvenlik danışmanlığı hizmeti alması.
  • Tarafların yükümlülükleri: Gönderen, paketleyen, yükleyen, dolduran, taşımacı, sürücü, alıcı ve boşaltan için ayrı ayrı sayılan görevler.
  • Raporlama: Yıllık faaliyet raporu, kaza raporu ve danışman ziyaret bildirimlerinin e-Devlet üzerinden yapılması.

Yönetmeliğin resmi metni Mevzuat Bilgi Sistemi üzerinden okunabilir. Yönetmelik yayımlandığı tarihten sonra değişikliklere uğrayabildiği için uygulamada her zaman işlenmiş güncel metin esas alınmalıdır. TMFB süreci için TMFB nedir yazımız yol gösterici olacaktır.

ADR ile TMGD ve SRC5 Arasındaki Bağlantı

TMGD ve SRC5, ADR’nin iki farklı bölümünden doğan iki farklı yetkinlik belgesidir. TMGD, ADR 1.8.3’te tanımlanan güvenlik danışmanıdır ve işletmenin tehlikeli madde faaliyetlerini mevzuata uygun ve güvenli şekilde yürütmesine yardımcı olur. SRC5 ise ADR Bölüm 8.2 kapsamında düzenlenen tehlikeli mal taşımacılığı sürücü eğitim sertifikasıdır.

ADR’ye göre güvenlik danışmanının temel görevleri; mevzuata uyumu izlemek, işletmeye tavsiyede bulunmak ve yönetime yıllık rapor hazırlamaktır. Yıllık raporların beş yıl saklanması gerekir. Danışman sertifikası ADR 1.8.3.16’ya göre beş yıl geçerlidir ve süresi dolmadan önceki yıl içinde sınavı geçen danışmanın sertifikası beşer yıl uzatılır. Danışmanın görev alanı hakkında daha fazlası TMGD’nin bilinmeyen 7 görevi yazımızda yer alır.

SRC5 belgesi, tehlikeli madde taşıyan aracı kullanan sürücünün sahip olması gereken belgedir; tanker taşımaları için ayrıca tank eğitimi gerekir. Kimlerin bu belgeyi alması gerektiği SRC5 belgesi nedir yazımızda anlatılmıştır. Bu iki belge birbirinin yerine geçmez: SRC5 sürücüyü yola hazırlar, TMGD ise işletmenin tüm tehlikeli madde sistemini kurar ve izler.

ADR Güncellemeleri Nasıl Takip Edilir?

ADR metni, UNECE WP.15 çalışma grubunun kabul ettiği değişikliklerle düzenli aralıklarla, uygulamada iki yılda bir yeni sürüm olarak yayımlanır. Yeni sürüm yılın ilk gününde yürürlüğe girer ve bir önceki sürümün belirli bir süre daha kullanılabilmesi için geçiş hükümleri öngörülür. ADR 2025 için bu geçiş süresi 30 Haziran 2025’te sona ermiştir.

Güncelleme takibinde işletmelerin kontrol etmesi gereken noktalar şunlardır: ürünlerin Tablo A satırlarında değişiklik olup olmadığı, özel hükümlerin güncellenip güncellenmediği, yeni UN numaraları, ambalaj ve etiket şartlarındaki değişiklikler ve Bakanlığın ulusal düzenlemeleri. Türkiye’de yönetmelik de ADR’deki güncellemeler dikkate alınarak Bakanlıkça güncellenir. Yönetmelik değişikliklerine dair genel bir çerçeve 2025 yönetmelik değişiklikleri yazımızda bulunmaktadır.

ADR Uygulamasında Sık Yapılan Hatalar ve Doğru Yöntem

ADR uyumsuzluklarının büyük kısmı, kuralların bilinmemesinden çok, eksik veya eski bilgiyle uygulanmasından kaynaklanır. Sahada sık görülen hatalar ve doğru yaklaşımlar şöyle sıralanabilir:

  • Eski güvenlik bilgi formuna güvenmek: Formun 14. bölümü güncel ADR ile karşılaştırılmadan kullanılıyor. Doğru yöntem, her sevkiyat öncesi Tablo A ile çapraz kontrol yapmaktır.
  • Muafiyeti genellemek: Bir ürün için geçerli LQ veya 1.1.3.6 hesabı, karışık yüklerde de aynen uygulanıyor. Doğru yöntem, her yük için ayrı hesap yapmaktır.
  • Sorumluluğu taşımacıya bırakmak: Gönderen ve yükleyen kendi yükümlülüklerini göz ardı ediyor. Doğru yöntem, her tarafın görevini yazılı prosedürle tanımlamaktır.
  • Eğitimi tek seferlik görmek: Personel eğitimi işe girişte verilip unutuluyor. Doğru yöntem, ADR 1.3 kapsamındaki eğitimleri planlı şekilde tekrarlamak ve kayıt altına almaktır.
  • Sürüm değişikliğini kaçırmak: Yeni ADR sürümüyle değişen hükümler fark edilmiyor. Doğru yöntem, her yeni sürümde ürün listesini baştan gözden geçirmektir.

Ezberci Uygulama ile Sistemli ADR Uyumu Arasındaki Fark

Ezberci uygulama, “geçen sefer böyle yapmıştık” mantığıyla aynı etiketi, aynı evrakı ve aynı aracı kullanmaya devam etmektir. Sistemli ADR uyumu ise her ürünü, her sevkiyatı ve her değişikliği belgeye dayalı bir kontrol sürecinden geçirmektir. Birincisi kısa vadede zaman kazandırıyor gibi görünse de denetimde veya kazada zincirin tamamını riske atar.

İşletmeler için ADR nedir sorusunun pratik karşılığı da burada ortaya çıkar. Genel uygulamada işletmeler çoğu zaman denetim yaklaştığında evrak toplamaya odaklanır. Sistemli yaklaşımda ise ürün envanteri, sınıflandırma kararları, ambalaj seçimleri, eğitim kayıtları ve araç kontrolleri tek bir dosyada güncel tutulur. Bu dosya hem Bakanlık denetimlerinde hem de müşteri ve sigorta şirketi taleplerinde işletmenin elini güçlendirir. Denetimlerde karşılaşılan tipik eksikler için denetimlerde karşılaşılan hatalar yazımız incelenebilir.

ADR Uyumunda Uzman Desteği Nasıl İlerler?

ADR uyumunda uzman desteği; ürün envanterinin çıkarılması, sınıflandırmanın doğrulanması, işletmenin rolünün belirlenmesi, prosedürlerin yazılması ve personelin eğitilmesi adımlarıyla ilerler. Ekibimizin kurucusu Dr. Ümit Seçkin, uluslararası lojistik alanındaki yüksek lisans tezini ADR üzerine hazırlamış, Bakanlık lisanslı TMGD ve eğitmen olarak ADR, RID, IMDG ve IATA-DGR kurallarıyla çalışmaktadır. Bu akademik ve saha birikimi, danışmanlık süreçlerinin temelini oluşturur.

Silivri merkezimiz, Avcılar eğitim birimimiz ve İzmir Kemalpaşa şubemiz üzerinden İstanbul Avrupa yakası ile İzmir ve Manisa bölgesindeki işletmelere yerinde destek veriyoruz. Hizmetin kapsamı ve süreç adımları TMGD hizmeti sayfamızda anlatılmaktadır. Danışmanlık sürecinde yapılan her ziyaret, e-Devlet bildirimleri ve yazılı raporlarla kayıt altına alınır; işletme hangi adımın neden atıldığını her zaman görebilir.

Sıkça Sorulan Sorular

ADR nedir ve ne işe yarar?

ADR, tehlikeli malların karayoluyla taşınmasına ilişkin uluslararası anlaşmadır. Ürünün sınıflandırılmasından ambalaja, etiketlemeden araç donanımına ve sürücü eğitimine kadar taşıma güvenliğinin tüm kurallarını belirler.

ADR açılımı nedir?

ADR, Fransızca Accord relatif au transport international des marchandises Dangereuses par Route ifadesinin kısaltmasıdır. Türkçesi Tehlikeli Malların Karayolu ile Uluslararası Taşımacılığına İlişkin Anlaşma şeklindedir.

ADR yalnızca uluslararası taşımalarda mı geçerlidir?

Anlaşma uluslararası taşımaları düzenler; ancak Türkiye ADR kurallarını ulusal yönetmelikle yurt içi karayolu taşımalarına da uygulamaktadır. Yurt içi bir akaryakıt sevkiyatı da ADR şartlarına tabidir.

Türkiye ADR’ye ne zaman taraf oldu?

Katılım 30 Kasım 2005 tarihli ve 5434 sayılı Kanunla uygun bulunmuş, katılım belgesi 22 Şubat 2010’da Birleşmiş Milletler’e sunulmuştur.

ADR ne sıklıkla güncellenir?

ADR metni uygulamada iki yılda bir yeni sürüm olarak yayımlanır. Güncel sürüm ADR 2025’tir ve 1 Ocak 2025’te yürürlüğe girmiştir.

ADR belgesi ile SRC5 aynı şey midir?

Sahada ADR belgesi denildiğinde çoğunlukla sürücünün SRC5 eğitim sertifikası kastedilir. Ancak ADR kapsamında araç uygunluk belgesi ve danışman sertifikası gibi başka belgeler de bulunur.

ADR ile IMDG arasındaki fark nedir?

ADR karayolu, IMDG Kod ise denizyolu taşımacılığını düzenler. Sınıflar ve UN numaraları ortaktır; deniz kirleticisi, istifleme ve ayrıştırma gibi konularda IMDG Kod’a özgü kurallar vardır.

Her tehlikeli madde gönderisinde ADR’nin tüm kuralları uygulanır mı?

Hayır. Sınırlı miktar, istisnai miktar ve taşıma birimi başına miktar muafiyeti gibi durumlarda bazı kurallar hafifler. Hangi şartların kalktığı ürün ve miktar bazında kontrol edilmelidir.

ADR’ye uyulmazsa hangi yaptırımlar uygulanır?

ADR kendisi ceza öngörmez; yaptırımlar ulusal mevzuata göre uygulanır. Türkiye’de idari para cezaları ve diğer tedbirler Tehlikeli Maddelerin Karayoluyla Taşınması Hakkında Yönetmelik çerçevesinde belirlenir ve tutarlar güncel mevzuattan teyit edilmelidir.

ADR Uyumunu Adım Adım Kuralım

Konuyu yeni araştıranlar bu rehberle temel çerçeveyi kurabilir. Hangi yükümlülüklerin işletmeye düştüğünden emin olmayanlar için kısa bir ön görüşme yapıyor, harekete geçmeye hazır işletmeler için ürün envanterinden eğitim planına kadar yazılı bir uyum yol haritası hazırlıyoruz.